ÇILGIN TÜRKLER

BİZ BU VATANI KARŞILIKSIZ SEVDİK
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Büyük Selçuklu Devleti,

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
çılgın_türk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Yaş : 31
Nerden : Bakırköyden Beyaz Gömlekli Amcaların Yanından
Kayıt tarihi : 22/11/07

MesajKonu: Büyük Selçuklu Devleti,   Cuma Kas. 30, 2007 3:25 am

Büyük Selçuklu Devleti,



Selçuklular
hanedanının kurduğu ilk devlettir. Selçuklular tarafından kurulan diğer
devletler ise, Kirman Selçuklu Devleti, Irak Selçuklu Devleti, Suriye Selçuklu Devleti ve Anadolu Selçuklu Devleti'dir. 1038-1157
arasında hüküm süren Büyük Selçuklular, en güçlü oldukları dönemde Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Arap Yarımadası ve Doğu
Anadolu'ya egemen olmuş Türk devletidir.

Selçuklu hanedanına adını veren Selçuk
Bey'in başkanı olduğu Kınık boyu, Oğuz boylarından biriydi. Kınıklar, 10. yüzyılda
öbür Oğuz boylarıyla birlikte Orta Asya’da yaşıyorlardı. Selçuk Bey’in
önderliğinde, 10. yüzyılın ikinci yarısında göç ederek Cend bölgesine
yerleştiler ve İslam dinini benimsediler. Bu göçebe topluluk, Karahanlılara
ve Samanilere savaşlarda asker vererek karşılığında geniş
otlaklar elde ettiler. Selçuk Bey'in 1009'da ölümünden sonra daha da güneye indiler.

Selçuk Bey'in oğlu Arslan Bey'in yönetiminde, Karahanlıları ve Gaznelileri
endişelendirecek kadar güçlendiler. Arslan Bey'in Gaznelilerce tutuklanması ve 1032'de ölmesinden
sonra, Selçuk Bey'in torunları Tuğrul
Bey ve Çağrı Bey bağımsızlıklarını elde etmeye giriştiler. 1035'te büyük bir
Gazneli ordusunu yenerek Horasan içlerine doğru ilerlediler. 1037'de de,
bugünkü Türkmenistan’da yer alan Merv kentini ele geçirdiler. 1038'de Gaznelileri
ikinci kez yendiler ve Nişabur kentine girerek bağımsızlıklarını ilan ettiler.
Tuğrul Bey sultan sanıyla hükümdar ilan edildi ve Büyük Selçuklu Devleti de
böylece kurulmuş oldu.


//
Selçuklu
Hanedanı




Selçuk Bey tarafından kuruldu ve kısa sürede İslam'ın ve halifenin
koruyucuları oldular. M.S. 1040 - 1157.

Kurucusu: SELÇUK BEY.


  • Tuğrul Bey (1040 - 1063)
  • Sultan Alp Arslan (1063 -
    1072)
  • Sultan I. Melik Şah (1072 -
    1092)
  • Sultan Mahmud (1092 - 1093)
  • Sultan Rükneddin Beryaruk
    (1093 - 1104)
  • Sultan Melik Şah (1104 -
    1105)
  • Sultan Mehmed Tapar (1105 -
    1118)
  • Sultan Mu'izzeddin Sancar
    (1118 - 1157)


Egemenlik Alanı








Kapladığı Alan: doğuda Balkaş, Issık Gölleri, Tarım Havzası; batıda Ege ve
Akdeniz sahilleri , kuzeyde Aral Gölü, Hazar Denizi , Kafkasya, Karadeniz;
güneyde Arabistan dahil Umman Denizi'ne kadar olan alandır. (10.000.000 km 2).

Siyasi Tarih



Kuruluş



Devletin kurucusu kabul edilen Selçuk Bey,Hazar imparatorluğunda subaşı(Ordu
komutanı) görevinde idi.Giriştiği taht mücadelesini kaybedince ailesi ve ordusu
ile birlikte İran
yönüne özellikle de Horosan bölgesine göç ettiler.Selçuk Bey önce Samanoğulları'na sığındı.Burada müslümanlığı
benimsedikten sonra Samanoğulları devletinin yönetiminde söz sahibi
oldu.Samanoğulları Devleti yıkılınca Selçuk Bey,Müslüman halkıyla birlikte
Horosan bölgesine yerleşti.Teşkilatlı devlet düzenine girmesi Tuğrul ve Çağrı
beyler dönemindedir.Devletin ilk yöneticisi Tuğrul
Bey'dir.

Dandanakan Savaşı ve sonrası








Büyük Selçuklu Devleti

Gazneli Sultanı I. Mesud, Büyük Selçuklu Devleti’ni ortadan kaldırmak
amacıyla güçlü bir orduyla Selçuklu topraklarına girdi. Gazneli ve Büyük
Selçuklu orduları, Merv yakınlarında Dandanakan denen yerde karşılaştılar.
Mayıs 1040’ta
yapılan Dandanakan Savaşı'nda, Büyük Selçuklular Gazneli
ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu savaştan sonra Büyük Selçuklu
Devleti’nin Harezm ve Horasan'da varlığı kesinlik kazandı. Tuğrul Bey, bu
savaşın ardından giriştiği fetihlerle bütün İran'ı denetimi altına aldı. Büyük
Selçuklu sınırları, batıda Bizans, güneybatıda Büveyhiler, kuzeybatıda
Gürcistan topraklarına dayandı. 1048'de Erzurum yakınlarındaki Pasinler Ovası'nda birleşik
Bizans-Gürcü ordusunu yenen Büyük Selçuklular, Doğu Anadolu içlerine akınlar
düzenlemeye başladılar. İslam dünyasının dinsel önderi konumundaki Abbasiler, bu
dönemde Bağdat'ı elinde tutan Büveyhilerin siyasal baskısı altındaydı. Tuğrul Bey,
Halife Kâim'in çağrısı üzerine 1055'te Bağdat'a girdi
ve Büveyhileri halifeliğin merkezinden çıkardı. Bu olayın ardından Büyük
Selçukluların İslam dünyasındaki itibarı arttı.

Alp Arslan ve Melikşah dönemleri



Tuğrul Bey'in 1063'te
ölünce kardeşi Çağrı Bey'in oğlu Alp Arslan
tahta geçti. Alp Arslan Büyük Selçuklu topraklarını daha da genişletti. 1071'de Malazgirt Savaşı'nda Bizans İmparatoru Romen
Diyojen'i yenerek tutsak aldı. Malazgirt zaferinin asıl önemi, Anadolu'yu
Türklere açmış olmasından gelir. Anadolu içlerine akınların sürdüren Büyük Selçuklu
komutanları yeni topraklar ele geçirdiler ve bağımsız yeni devletler kurdular.
Alp Arslan 1072'de ölünce Büyük Selçuklu Devleti’nin başına oğlu Melikşah
geçti. 1072-1092 arasında hüküm süren Melikşah dönemi, Büyük Selçuklu
Devleti’nin en parlak dönemi oldu. Suriye, Filistin, Hicaz, Yemen ve Arabistan Yarımadası'nın doğu kıyıları bu
dönemde Büyük Selçuklu topraklarına katıldı. Doğuda Karahanlılar ve
Gaznelilerden yeni topraklar ele geçirildi.

Gerileme ve Dağılma dönemi



Melikşah'tan sonra sırasıyla başa geçen Mahmud (1092-1094), Berkyaruk (1094-1105), II. Melikşah
(1105-1105) ve Muhammed Tapar (1105-1118) dönemlerinde Büyük
Selçuklu Devleti gücünü ve eyaletlerdeki merkezi denetimini giderek yitirdi.
Hanedan üyeleri yönettikleri bölgelerde bağımsız davranmaya başladılar. Daha
önce bağımsızlıklarını ilan etmiş olan Suriye Selçukluları ile Kirman
Selçukluları’na Irak Selçukluları da katıldı. Büyük Selçuklu topraklarına göçen
yeni Oğuz boyları da iç düzeni büyük ölçüde sarstılar. 1118'de tahta çıkan Sencer’in ülke topraklarını yeniden birleştirme çabası da
başarılı olamadı. Nitekim Sencer, ayaklanan göçebe Oğuzlara 1153'te tutsak düştü.
İki yıl sonra kaçarak kurtulduysa da ülkede iktidarını yeniden sağlayamadan
1157’de öldü. Büyük Selçuklu Devleti böylece sona erdi. Bu karışıklık döneminde
Harezmşahlar, Büyük Selçuklu toprakların büyük bölümünü ele geçirdiler. Bir
süre daha direnen Kirman Selçukluları 1175’te, Irak Selçukluları da 1194’te
yıkıldı. Selçuklu hanedanın kurduğu devletlerden yalnızca Anadolu Selçuklu
Devleti, yüz yılı aşkın bir süre daha ayakta kalabildi.Ayrıca devletın
gerılemesının de bır sebebı haclı seferlerı ,fatımılerın catısması,hasan
sabbahın batınılık propogandaları ve oguz boylarının ayaklanmaları
olmustur.bunun sonucunda ise Abbasi padişahları selcuklu egemenlıgınden kurtulmak ıcın bır
takım calısmalar yurutmustur.Bunlar Selcuklu devletının yıkılmasına neden olan
etkenler ve nedenlerdır.

Devlet yapısı




Büyük Selçuklu Devleti’nin örgütlenme biçimi, kendisinden önceki İslam
devletlerine benziyordu. Hint-İran devlet anlayışını yansıtan bu örgütlenmede,
eski Türk devlet geleneğinin de belirgin etkisi vardı. Eski Türk devlet
geleneğinde olduğu gibi, Büyük Selçuklu Devleti’nde de ülke toprakları
hanedanın ortak malı sayılıyordu. Bundan dolayı Büyük Selçuklu toprakları
eyaletlere bölünmüştü. Eyaletlerin yönetimi de melik olarak
adlandırılan hanedanın erkek üyelerine bırakılmıştı. Tuğrul Bey'den önce boy
başkanına Oğuz geleneğine göre yabgu deniyordu. İslam dininin benimsenmesinden sonra,
hükümdarlar İslam devletlerindeki geleneğe uyarak sultan unvanını
kullandılar. Başkentte oturan sultan, devletin mutlak egemeniydi. Bütün
atamalar ve toprak dağıtımı sultanın buyruğuyla yapılıyordu. Ayrıca sultan
yüksek yargı kurullarına da başkanlık ediyordu. Hükümdarların
"danışman"ı konumundaki kişiler yönetimde önemli rol oynuyorlardı.
Alp Arslan döneminde bu göreve getirilen Nizamülmülk, İslam geleneği uyarınca vezir unvanı aldı ve
devlet yönetiminde köklü değişiklikler yaptı. Nizamülmülk, devlet yönetimine ilişkin anlayışını
Siyasetname adlı kitabında da anlatmıştır. Büyük Selçuklu Devleti’nde devlet
işleri "Divanı Âlâ " adı verilen bir kurulda görüşülür ve karara
bağlanırdı. Ayrıca maliye, askerlik ve adalet işleriyle uğraşan başka divanlar da vardı.
Meliklerin yönetimindeki eyaletlerde de büyük ölçüde merkezdeki örgütlenme
örnek alınmıştı.

Toprak
yönetimi ve ordu




Büyük Selçuklu ülkesinde tarım yapılan topraklar ikta denen bölümlere ayrılmıştı ve iktalar hizmet karşılığında
belirli süre için ileri gelenlere veriliyordu. Bu usulle verilen topraklar has, ikta ve haraci olarak üçe ayrılıyordu. Has toprakların geliri doğrudan
sultan ailesine veriliyordu. İkta sahipleri ise, toprakları işleme karşılığında
belli sayıda asker besliyor ve savaş zamanlarında orduya katılıyorlardı. Haraci
olarak adlandırılan toprakların geliri de doğrudan devlet hazinesine
aktarılıyordu.

Alp Arslan dönemine kadar beylere bağlı göçebe Türkmenlerden oluşan ordu
Nizamülmülk tarafından yeniden yapılandırıldı. Nizamülmülk, aylıklı askerlerden
oluşan sürekli bir ordu kurdu. Bu aylıklı askerlere "gulam" deniyordu
ve bunlar temel olarak başkentte iktidarı korumakla görevliydi. Savaş sırasında
asıl ordu ise ikta sahiplerinin yönetimindeki atlı askerlerden oluşurdu. Ayrıca
bağlı devletler de savaş zamanlarında sultanın ordusuna asker gönderiyorlardı.
Melikşah döneminde orduda 50 bin kadar atlı asker olduğu bilinmektedir.

Toplumsal
ve ekonomik yaşam




Büyük Selçuklu Devleti'ndeki Oğuz boyları ve başka bazı topluluklar
göçebeydiler. Oğuz boylarının başında bir bey bulunuyordu. Bu
göçebe topluluklar geçimlerini hayvancılıkla sağlıyorlardı ve otlak bulmak için
de mevsimlere göre yer değiştiriyorlardı. Devlet göçebe topluluklardan otlak
vergisi alıyordu. Yerleşik nüfus ise çiftçilik, zanaatçılık ve ticaretle
uğraşıyordu. Kentlerdeki tüccar ve esnaf, işkollarına göre loncalar biçiminde
örgütlenmişti. Merkezi devlette görevli memurlar ile sürekli ordudaki askerler
maaş alıyorlardı. Büyük Selçuklular ticaretin gelişmesini destekliyor ve kervan
yollarının güvenliğini sağlıyorlardı. Bu dönemde en önemli uluslararası
ticaret, Uzakdoğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan İpek Yolu
ve Baharat
Yolu aracılığıyla gerçekleşiyordu. Tarımın gelişmesi için sulama kanalları
vardı. Yün, pamuk, ipek dokumacılığı çok gelişmişti.

Büyük Selçuklu Devleti’nde öğrencilerin, yolcuların ve yoksul halkın
doyurulduğu sosyal yardım kurumu olan imarethaneler vardı. Devletin
yönetici-memur kadroları, Nizamülmülk’ün kuruluşuna öncülük ettiği Nizamiye
medreselerinde yetişiyordu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Büyük Selçuklu Devleti,
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» A.Selçuk İlkan-İkimiz Aynı Günde Doğmuşuz

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÇILGIN TÜRKLER :: Tarih :: Genel Türk Tarihi-
Buraya geçin: